2012 Modeller

2012 Modeller hakkında teknik dökumanlar, fotoğraflar, testler, incelemeler, öneriler, görüşler…

Aksesuarlar

Motosiklet için tüm akesuar tanıtımları, incelemeler, teknik bilgiler, fiyatlar….

Bakım-Onarım

Motosikletlerimiz de bakım ve ilgi ister. Teknik yada Görsel Bakımlar, değişim, tamirat vb.

Eğitim

Motosiklet eğitimi için makaleler, ipuçları, sürüş teknikleri, ilk yardım vb. konular

MotorSporları

MotoGP, SuperBike, TMF Yarışları, Mahalli Yarışlar, haberler, sonuçlar hakkında bilgiler

Ana Sayfa » Haber verelim dedik

Sofuoğlu: F1′e Eşeği Koysan Yarışır !

Bu yazı toplamda 1.689 kez, bugün ise 2 kez okunmuştur.
Gönderen: Tarih: Çarşamba, 24 Aralık 2008Yorum Yok

kenan-sofuoglu" src="http://ortasehpa.com/site/wp-content/uploads/2008/12/kenan-sofuoglu.jpg" alt="" width="429" height="328" />

Dünya Şampiyonu, gururumuz Kenan Sofuoğlu ile Akşam Gazetesi Muhabiri Hakan ÜÇSULAR ‘ın yaptığı röpörtajı sizlerle paylaşıyoruz.

Güneşli bir kış sabahı İstanbul’dan Sakarya’ya doğru yola koyulduk . Yanımda yılların usta foto muhabiri Saim Bozer , Trakyalılara has neşesi ve esprileriyle yolculuğumuza keyif katıyordu . Ama nedense kafamdan atamıyordum . 22 yaşında motosiklette Dünya SuperSport şampiyonu olmuş , henüz 24’ünü süren toy bir delikanlı ile röportaj yapacaktım . Acaba Kenan Sofuoğlu , nasıl birisiydi ? Kibirli mi , alçakgönüllü mü , sıcakkanlı mı , mesafeli mi ? Yoksa … Yoksa … Bu soruların cevapları çok önemliydi . Ya okuyucu için ortaya çok güzel bir malzeme çıkacak ya da güzel bir söyleşi umuduyla yollara koyulan ben hayal kırıklığına uğrayacaktım . Sakarya’ya ulaştığımızda karşımda , yaşadığı sıkıntıların , çektiği acıların yağında ince ince kavrulmuş , kanının en deli aktığı çağda çok erken olgunluğa kavuşmuş ve ulaştığı başarıyı çok iyi hazmetmiş , bir halk çocuğu buldum . Heyecanlıydım , sorularımı seri bir şekilde yöneltim . İstediğim cevapları da fazlasıyla aldım …

H.Ü. : Finali girişte yapalım . Rossi mi , Kenan mı ?

K.S. : Rossi , dünyadaki en yetenekli , en iyi pilot . 8 kez dünya şampiyonu . 4-5 yaşlarında kariyerine başlamış . Ben ise 18 yaşında . Ayrıca farklı klasmanlardayız . Ben Moto GP’yi gitsem zorlanırım , Rossi SuperSport’a gelse zorlanır .

H.Ü. : İtalyan olsaydın , şimdi kariyerin hangi noktadaydı ?

K.S. : Rossi’nin yaşlarında yarışlara katılsaydım , onun yaptıklarını yapmıştım . Ama üstüne basarak söylüyorum . Rossi , benim geçtiğim yollardan geçebilir miydi ? Para yok , Avrupa’da yaşayacak yer yok , imkan yok , sponsor yok . Kıyaslama yanlış olur .

H.Ü. : Fatih Sultan Mehmet’i örnek aldığını söylüyorsun . Neden ?

K.S. : Hiçbir zaman bir sporcuyu idol olarak kendime seçmedim . Acaba onlar benim geldiğim yerden gelseler , bu kadar dayanabilirler miydi ? Yaşadıklarımı bir ben , bir de çevremdekiler bilir . Avrupalılar’ın her türlü imkanları önlerinde . Rossi ve diğerleri , yapılmış hazır yollarda yürüdüler . Ben ise yolları yaparak , açarak geldim . Örnek aldığım kişi , Fatih Sultan Mehmet . Bunun nedeni 21 yaşında yüzlerce yıldır fethedilemeyen İstanbul’u fethetmesi . Ben de henüz o yaşlardayım , 22 yaşında Dünya SuperSport şampiyonu oldum .

H.Ü. : Motosiklet sporuna başladığında ailenin tepkisi ne oldu ?

K.S. : İlk başta pek istemediler . Çünkü iki ağabeyim yarışıyordu ve üçüncüsüne gerek yoktu . Ama ailenin küçük çocukları ağabeylerine özenirler . Bahattin ağabeyimin sakatlanmasının ardından motosikleti boş kaldı . Babam da yalvarmalarımı kabul etti . Ve çıktığım ilk yarışı -amatör bir klasmandı- kazandım . Başarım ailemi etkiledi . Bu sayede yarışmaya başladım .

H.Ü. : Baban bir motosiklet atölyesi yerine restoran işletseydi , aşçı mı olurdun . Yoksa yine motosiklet mi ?

K.S. : Lisedeyken elektriğe ve elektroniğe hevesim vardı . Belki de bu yönde bir eğitim alırdım . Motosiklete yönelmemin sebebi , ağabeylerimin sürekli motosiklet kullanmalarıydı ve ailecek bu işle uğraşmamızdı . Şunu açıkça söyleyebilirim ; Babamın bir restoranı olsaydı ya da devlet memurluğu yapsaydı bugün ben dünya şampiyonu olamazdım . Kader bu . Bizim hayatımız , işimiz motosiklet . Ağabeylerimi kaybetmemiz de aynı şekilde , biz motosikletten kopamıyoruz . Siz annenizi , babanızı silebilir misiniz ?

H.Ü. : Ağabeylerini yitirdin , deprem felaketi yaşadın . Bu yıl Sinan vefat ettikten sonra çok büyük bir kaza geçirdin . Tüm bunlar üzerinde tedirginlik yaratmadı mı ?

K.S. : Sinan ağabeyimin vefatından sonra derecelerim iyi olmamaya başladı ki , yarışlar moral işidir . Moralim bozuktu . Sıkıntım şuydu ; bana da bir şey olursa annem , babam ne yapar ? Dikkat edeyim , düşmeyeyim de annem , babam görmesin diye çok sıkıntı yaşadım . İtalya’da geçirdiğim kaza bana biraz rahatlık verdi . O çok büyük bir kazaydı . Şöyle düşündüm ; zaten başına bir şey gelecekse , önüne geçemiyorsun .

H.Ü. : Ailenin duyarlılığı arttı mı ?

K.S. : İnanın babam bu yönde bir tepki vermedi bana . Annedir sonuçta . Annem sürekli , ‘dikkatli ol ‘diyor . Ama yarışma diye bir şey ağzından çıkmadı .

H.Ü. : Uzun yürüyüşünde destek gördün mü özellikle devletten ?

K.S. : Bence devlet elinden geleni yapıyor . Beni üzen nokta ödüllerin dağıtılma kriteri . Senede 15 yarışım var . 15 farklı ülke , 15 farklı pist . Hava şartları değişiyor , mekanik problemler oluyor . 1 yıl boyunca mücadele veriliyor . Benim Türk olarak , evimde yarışım yok . Hep deplasmandayım . Buna rağmen dünya şampiyonu oluyorsunuz . Sonuçta bir olimpik sporcuya 2 bin altın verilirken , benim ödülüm 150 , belki federasyonun desteği ile 200 altın oluyor . Devletin , yönetmelikleri , ödülleri ve desteği ile biraz daha diğer sporlara eğilmesi gerekiyor . Bunu kesinlikle yadırgamıyorum . Çünkü benden önce motosiklet sporuyla bu düzeyde uğraşan bir sporcu yoktu . Doğal olarak da devletin bir yönetmeliği yoktu . Şu anda federasyonumuz inanılmaz derecede aktif . Belki de konuya şuradan başlamak gerekiyor ; önce sporcu üzerine düşen vazifeyi yapmalı ve belli noktaya gelmeli . Devletimiz de spora çok önem veriyor . Elde ettiğim başarı ve geçirdiğim kaza sonrası başbakanımızın araması beni gururlandırdı . Sponsorlara da çok ihtiyaç var . Sponsorlara bu sporu yine sporcular tanıtacak .

H.Ü. : Yani sporcu acı çekmeli diyorsunuz …

K.S. : Bence rahat yaşayan bir sporcu kolay kolay başarılı olamaz . Zorluklar sporcunun kamçısıdır . Beni en çok kamçılayan şey başıma gelen zorluklardır . Zorluklar nedeniyle daha azimli çalıştım . Başka seçeneğim yoktu . Şu anda benim konumumdaki bir insan için , gerekli desteği aldım , hem devletten , hem federasyondan . Ayrıca çevremdeki insanlardan fazlasıyla destek görüyorum . Bu konuma gelene kadar destek almamıştım . Ama şikayetçi değilim . Ülkemiz bu sporu bilmiyor . İnşallah ben bunu zamanla öğretmeye çalışacağım . İleriye yönelik projelerim de var . En büyük niyetim , motosiklet yarışı okulu açmak ; Sofuoğlu Racing School . Bilgi birikimimin kaybolup gitmesini istemiyorum . Burada yetişebilecek çok yetenekli çocuklar var . Özellikle bir Türk’ün cesareti Avrupalılar’dan daha farklı ve fazladır .

H.Ü. : Ekonomik açıdan verdiklerinin karşılığını alıyor musun ?

K.S. : İlk yılımda yarışabilmek için çok para harcadım . Çok derken , 20 bin Euro . Ama bu para bizim için çoktu . İşyerimiz vardı . Bütün motosikletlerimize kadar sattık . Daha sonra benim her yıl normal şartlarda 100-200-300 bin Euro civarında sponsor gelirine ihtiyacım vardı . Hiçbirini bulamıyorduk . Ama çok başarılı olduğum için de takımlar benden vazgeçmiyordu . Yıllarca bu işten para kazanmadım . Uçak masraflarımı ailem zar zor karşılıyordu . Karavan kiralıyordum , karavanda kalıyordum o şekilde orada yaşamaya çalışıyordum . Tabii şampiyonluk sonrası işler değişti . Tarihte rekor 7 yarıştı bir sezon içinde , ben 13 yarıştan 8 tanesin-de birinci oldum . Tüm bunların sonunda ne kazandın diye geriye dönüp bakarsan , ikinci lig topçusu bile benden daha fazla para kazanıyor . Ama ben memnunum . Çünkü sevdiğim işi yapıyorum .

H.Ü. : Son olarak Türk gençliğine bir mesaj verir misiniz ?

K.S. : Kazanan her zaman çözüm , kaybeden bahane bulur . Üç nokta çok önemli : 1- Yetenek , 2-Sabır , 3-Tecrübe . Tecrübe gelmeden asla sonuç alamazsınız . Ben bir anda şampiyonluğa ulaşmadım , 8 yıllık mücadelenin ardından ulaştım . Bu sekiz yılda , hem sabrım ölçüldü , hem tecrübe kazandım .

H.Ü. : Daha çok gençsin ama , kısa vadeli planlarında evlilik var mı ?

K.S. : Anneme kalsa , bugün evlenmemi istiyor . Babam ise ‘Sen ne yaparsan doğru yaparsın’ diyor . Çünkü yedi yıldır yurt dışında yalnız yaşıyorum . Babam bana hiçbir konuda baskı yapmadı . Benim düşüncemde önümüzdeki üç dört senelik süreçte böyle bir planım yok . Tabii ki her şey nasip kısmettir . Ayrıca şimdi böyle bir aday da bulunmuyor .

H.Ü. : Çocukları seviyor musun ? İleride nasıl bir aile planlıyorsun , kalabalık mı yoksa çekirdek mi ?

K.S. : Çocukları çok seviyorum ve kalabalık bir aile istiyorum . Çünkü biz kalabalık bir aileydik . 6 kişiydik . 4 kardeştik , ağabeylerim vefat etti , ablam da evlenince evde bir annem , bir babam ve ben kaldık . Kolay değil bu . Birbirimize çok bağlıydık çünkü . Zoruma gidiyor . Bu yüzden de işin doğrusu evlenmek istiyorum , annem de istiyor . Ancak şu anda benim için daha önemli olan yarışlar . Yaşadığım evliliklerde ufak tefek sıkıntıların bile beni yarışlarda olumsuz etkilemesinden korkuyorum . En önemli dönemlerim , en başarılı olmam gereken zamanlarım .

H.Ü. : Formula 1’de çok yetenekli pilotlar var . Ancak orada en belirleyici faktör arabalar . Bunu senin branşınla karşılaştırır mısın ?

K.S. : Schumacher benim motosikletimle test yaptı . Benden 4-5 saniye yavaştı . Bizde bir turda 4-5 saniye yersen barajı aşamazsın . Rossi 2 hafta önce Ferrari’nin F1 aracını kullandı . Bir saniye civarında yavaş . Formula 1 , bizim yarışlara göre çok kolay . Motosikletle 250 ile giderken yere yatırıp kaldırdığınız zaman tekerleğiniz , parmak kalınlığında yere basıyor . Schumacher’e sorun ; o da aynısını söyleyecektir , Formula 1 aracının kullanımı , bizim motosikletlerin kullanımına göre çok daha kolay . Hamilton geldi , ilk sezonunda neredeyse dünya şampiyonu oluyordu , ikinci senesinde çok rahat bir şekilde kazandı . Schumacher ve bir çok pilotun dediği gibi Formula 1’de araca eşeği bile oturtsanız , kullanabilecek hale gelmiş .

Doğum tarihi : 25.08.1984
Doğum yeri : Adapazarı
Yaşadığı yer : Grevenbroich/Adapazarı
Boy : 175 cm , Kilo : 64 kg
Mesleği : Yarış pilotu
Hobiler : Futbol , jogging , bisiklet , sinema
Hoşlandığı müzikler : Pop , funk , Türk müziği
Favori yemeği : Şiş kebap , balık
Favori içeceği : Çay , Red Bull
İlk yarışı : İzmit (Supersport B)
Favori pisti : Oschersleben , Nürburgring
Örnek aldığı kişi : Fatih Sultan Mehmet
Amacı : Hep kazanmak
Takımı : Hannspree Ten Kate Honda
Motosikleti : Honda

Röportaj : Akşam / Hakan ÜÇSULAR

Kaynak: Akşam Gazetesi

Yorum Yazmak ister misin ?

Yorumlari RSS Okuyucunuz ile takip edebilirsiniz. RSS ile Takip etmek icin TIKLAYINIZ

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word

Yazilarimiz E-Postaniza Gelsin

Ucretsiz Abone Olmak icin Lutfen E-Posta Adresinizi Giriniz:


Istanbul Hava Durumu