Trafik, Bisiklet ve Motosiklet
Bu yazı toplamda 1.393 kez, bugün ise 1 kez okunmuştur.
Düzenleyenlerimiz bizim bu yazımıza kızacaklardır ama geçenlerde yapılan ulaşımla ilgili bilimsel toplantıda bisiklet ve motosiklet adlarının bile geçmemiş oluşu büyük bir trajedidir.
Üstelik kentlerimizin trafik sorunu gün gibi ortada iken sen kalk git denizden 1800 metre kadar yüksekte olan otelde bu toplantıyı yap, gak deyince süt, guk deyince et ye, ardından trafiğe çözüm ara!
Bu gibi toplantılar, herkes şehir içinde ve toplu taşım araçları ile günde durmadan 5 saat boyunca trafikte olacak şekilde düzenlenmeliydi. Otomobilde, dolmuşta, belediye toplu taşıma araçlarında, halk otobüslerinde bulunarak ve bizzat yaşayarak trafik sorunlarını yerinde görme fırsatını ele geçirenlerin düşünceleri değişecektir. Trafik, sorunların içinde bulunarak çözülecek bir sistemdir.
Yürüyüş yolları yaptık, insanlarımızın çoğu parasızlıktan bu yolları kullanıp işlerine gidip geliyorlar. Bisiklet için park yeri yaptık ama bisikletin girmesini yasakladık. Büyükşehir olduğumuz günden bu yana hiçbir yere bisiklet yolu yapamadık. Hatta düşünemedik bile… Motosikletler için gürültü yapar dedik, onları kullananları serseri ilan ettik. Yeni yapılan yolların kenarına bir metrelik bölümü ayırıp-çizip oraları bisiklet yolu yapsak, inanın evinin bir köşesinde askıda duran bisikletler yollara dökülecektir. Çocuklarımız, gençlerimiz ve insanlarımız bisikletleri ile işlerine-okullarına gidip geleceklerdir.
Çağdaş olma, Avrupa kenti olma gibi komik iddialarla son yirmi yılını geçirmiş olan kentlerin artık silkelenmesi ve garip saplantılardan kurtulması gereklidir. Bakınız, bazı tesisleri elden geçireceğiz dedik ve neredeyse yıllar geçti, zerre kadar ilerleme yok. Futbol maçını izlemek için bisiklet ve motosikletleri ile gelenlerin park yapacakları yer yok. Hoş, otomobiller için de durum çok farklı değil… İyi ki karşı sokak ve mahalleler var… Stat yapmışsınız ama otopark yeri yok…
Türkiye’de trafiğe çözüm, bisiklet ve motosikletle mümkündür. Bazılarımız kentlerin düz olmadığını dolayısıyla bisiklet için uygun bir coğrafyaya sahip olmadığını söylüyorlar. Doğrudur, ama aynı insanlar yokuşa çıkarken vites küçültüleceğini bildiklerine göre niye vitesli bisiklet kullanarak bunu yapamasınlar? Üstelik bisiklet çok ucuz fiyatlarla satın alınabilmektedir. Bu arada başarılı öğrencilere bisiklet hediye eden belediye başkanlarımızı kutluyorum. İleride akılda kalacak tek şey bu bisikletler olacaktır. Ama seneye de bu hediyeler verilecekse, bisiklet kaskı unutulmasın…
Motosiklete gelince, bizzat kullanıcısı olduğum bu araç gelecek yüzyılın değişmez trafik aracı olacaktır. Akıllı insanlar motosiklet kullanırlar. Bunu kullanmak o kadar zor değildir. Bisiklete binmeyi bilen ve otomobil kullanan herkes motosikleti de çok rahat biçimde kullanabilir. Çok zor değil…
Atlarımıza binerek Orta Asya’dan tüm dünyaya yayılan biz Türklerin ata binmekle, motosiklete binmenin aynı anlamı taşıdığını hâlâ hissetmememiz düşündürücüdür. Merak edenlerimiz varsa İngilizcedeki “Ata Binme” ile “Motosiklete Binme”ye karşılık gelen sözcüğü arasınlar: Buldukları sözcük her ikisi için aynısı olacaktır: “Riding…”
Prof. Dr. Yavuz Taşkıran
Motoron – Ocak 2009


Büyük bir stratejinin parçası olarak, sistematik bir şekilde aşırı konformist bireyler olmamız için tüm iş alemi seferber olmuş durumda. Bunların gizli ortakları olan devlet yöneticileri de bu durumu körüklemekte. “Otomobil gibi konforlu bir araçta oturmak varken kim takar trafikte saatlerinizi harcadığınızı” tavrı bir tür virüs gibi her yere yayılmış durumda.
Sıkışan trafikte sarf olan enerjinin, bu enerjinin sağlayıcıları açısından mutluluk verici bir durum olduğu aşikardır. Onlar zaten dünyayı en çok kirleten maddeleri üretip satan, daha sonra verimliği bir bisiklet veya motosiklete göre günümüzde bile çok çok az olan otomobil üreticileri ile iş birliği yapan ve devlet yöneticilerini kendilerine ortak eden şirketler değil midir?
Hal ne kadar büyük ölçekte vahim olsa da küçük çapta da olsa direnip, çözüm üretebileceğimizi unutmamak gerekir.
Bence bisiklet motosiklet firmaları, sürüş testleri, ücretsiz kısa eğitimler ve sürücü olmaya özendirici kampanyalarla (zaten yapıyorlar ama yeni sürücü kazanmaya odaklı olarak yeniden yapılanmalılar) otomobil sürücülerine bisiklet ve motosiklet sürüşünün zevkini ve doğru eğitimler ve ekipmanla yapılınca oldukça da güvenli olabileceğini anlatmaları gerekiyor.
Zaten biz motosiklet ve bisiklet kullanıcıları olarak çevremizi bu konularda motive etmeye açık durumdayız.
Yorum Yazmak ister misin ?